Orta Doğu’da savaşın seyrini değiştirebilecek yeni açıklamalar peş peşe geldi. ABD Başkanı Donald Trump, İran’a tanıdığı sürenin dolmasına saatler kala Pakistan’ın yürüttüğü arabuluculuk girişiminden sonuç alındığını duyurarak, İran’a yönelik bombardıman ve saldırıları iki haftalık süre için durdurmayı kabul ettiğini açıkladı. Trump, bu sürecin iki taraflı bir ateşkes olacağını belirtirken, Beyaz Saray da İsrail’in söz konusu anlaşmayı kabul ettiğini bildirdi. Ancak İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisinden gelen açıklama, ateşkesin kapsamına ilişkin yeni bir tartışmayı da beraberinde getirdi. İsrail tarafı, İran cephesindeki iki haftalık duraklamaya destek verdiğini bildirirken, Lübnan’ın bu çerçevenin dışında tutulduğunu ilan etti.
Trump’tan Pakistan arabuluculuğuna vurgu
Trump, Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ile Pakistan Genelkurmay Başkanı Asım Münir’in öncülüğünde yürütülen görüşmelerin olumlu sonuç verdiğini açıkladı. ABD Başkanı, Pakistan’ın bu gece olası saldırıların durdurulması ve Hürmüz Boğazı’nın açılmasını kapsayan önerisini kabul ettiğini belirterek, “İran’a yönelik bombardıman ve saldırıları iki haftalık süre için askıya almayı kabul ediyorum. Bu, iki taraflı bir ateşkes olacaktır.” ifadelerini kullandı.
“İran’dan 10 maddelik teklif aldık”
Trump, İran’daki askeri hedeflerini zaten gerçekleştirdiğini savunurken, tarafların uzun vadeli bir barış anlaşmasına da yakın olduğunu öne sürdü. ABD Başkanı, “İran’dan 10 maddelik bir teklif aldık ve bunun müzakere için uygulanabilir bir temel olduğuna inanıyoruz.” değerlendirmesini yaptı. Trump ayrıca, geçmişte ABD ile İran arasındaki ihtilafların neredeyse tamamının mutabakatla sonuçlandığını belirterek, “Bu iki haftalık süre, anlaşmanın son halini almasına ve tamamlanmasına imkan verecektir.” ifadesini kullandı.
Trump: Dünya barışı için büyük bir gün
Trump, daha sonra yaptığı bir başka paylaşımda ise gelişmeyi dünya barışı açısından tarihi bir adım olarak niteledi. İran’ın bu süreci istediğini ve “artık bıktığını” söyleyen Trump, ABD’nin Hürmüz Boğazı’ndaki trafik yoğunluğunu düzenlemeye yardımcı olacağını kaydetti. Sürecin ekonomik ve siyasi açıdan yeni kapılar açacağını savunan Trump, “Büyük paralar kazanılacak. İran yeniden inşa sürecine başlayabilir. Her türlü malzemeyi yükleyeceğiz ve her şeyin yolunda gittiğinden emin olmak için orada bulunacağız. Her şeyin yolunda gideceğinden eminim. Tıpkı ABD’de yaşadığımız gibi bu, Orta Doğu’nun Altın Çağı olabilir” açıklamasını yaptı.
Beyaz Saray’dan İsrail açıklaması geldi
Trump’ın ateşkes duyurusunun ardından gözler İsrail’in tavrına çevrildi. Beyaz Saray yetkilisi, AA muhabirinin sorusuna verdiği yanıtta, İsrail’in de söz konusu anlaşmayı kabul ettiğini bildirdi. Bu açıklama, bölgede yeni bir diplomatik sürecin başlayabileceği yönündeki beklentileri artırdı.
Netanyahu cephesinden farklı mesaj
Ancak İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisinden yapılan açıklama, ateşkesin kapsamının sanıldığı kadar geniş olmadığını ortaya koydu. İsrail tarafı, ABD’nin İran’a yönelik saldırıları iki haftalığına askıya alma kararını desteklediklerini açıkladı. Netanyahu, İsrail’in Donald Trump’ın, “İran’ın artık Amerika, İsrail, İran’ın Arap komşuları ve dünya için nükleer, füze ve terör tehdidi oluşturmamasını” sağlamaya dönük çabalarını desteklediğini belirtti.
Netanyahu ayrıca ABD’nin, cuma günü Pakistan’ın başkenti İslamabad’da yapılacak görüşmelerde bu hedeflere ulaşılması konusunda kararlı olduğunu İsrail’e ilettiğini söyledi. Ancak açıklamanın en dikkat çeken bölümü, “iki haftalık ateşkes Lübnan’ı kapsamıyor” ifadesi oldu.
Pakistan tüm cepheler için ateşkes demişti
Netanyahu’nun bu çıkışı, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif’in daha geniş kapsamlı açıklamasıyla çelişen bir tabloyu da gündeme taşıdı. Şerif, ABD, İran ve müttefiklerinin “Lübnan ve diğer bölgeler dahil her yerde derhal ateşkes” konusunda anlaştığını açıklamış, bu kararın hemen yürürlüğe girdiğini belirtmişti. İsrail tarafının Lübnan’ı kapsam dışı ilan etmesi, ateşkesin sahadaki yansımasına ilişkin soru işaretlerini artırdı.
Lübnan hattında gerilim sürüyor
Lübnan, 2 Mart’ta savaşın daha geniş bir cepheye yayılmasıyla doğrudan denklemin içine girdi. Bu süreç, Tahran’a yakın Hizbullah’ın İsrail’e saldırılar başlatmasıyla yeni bir aşamaya taşındı. Hizbullah, bu saldırıların İsrail’in savaşın ilk günü olan 28 Şubat’ta İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’i öldürmesine ve Kasım 2024’te Lübnan’da varılan ateşkesi neredeyse her gün ihlal etmesine karşılık olduğunu açıkladı.
Önceki ateşkes, İsrail güçleri ile Hizbullah arasında bir yılı aşkın süredir devam eden sınır hattı çatışmalarının ardından sağlanmıştı. Bu çatışmalar, İsrail’in Ekim 2023’te Gazze’ye yönelik savaş başlatmasının ardından daha da yoğunlaşmıştı.
Lübnan’daki bilanço ağır
Lübnanlı yetkililere göre, İsrail’in 2 Mart’tan bu yana Lübnan’a düzenlediği saldırılarda 1500’den fazla kişi hayatını kaybetti, 1 milyondan fazla kişi yerinden edildi. İsrail ordusunun ayrıca Lübnan’ın güneyine yönelik bir işgal başlattığı ve “tampon bölge” olarak tanımladığı alanı genişletmek amacıyla daha fazla toprak ele geçirmeyi hedeflediği ifade edildi.
Ateşkes ilanı yeni bir tartışma başlattı
Trump’ın “dünya barışı için büyük bir gün” sözleriyle duyurduğu iki haftalık ateşkes kararı, ilk anda Orta Doğu’da tansiyonun düşebileceği yönünde bir beklenti oluşturdu. Ancak İsrail’in Lübnan’ı kapsam dışı tuttuğunu açıklaması, bölgede savaşın tüm cephelerde durup durmayacağı sorusunu yeniden gündeme taşıdı. Bir yanda Washington ve Pakistan hattından gelen iyimser mesajlar, diğer yanda Tel Aviv’in çizdiği sınırlar, önümüzdeki iki haftanın sahada ve diplomasi masasında son derece kritik geçeceğini gösterdi.



