Mekanlar

Meyhane Taverna Kültürü: Kadıköy ve Selanik Karşılaştırması

Meyhane taverna kültürü: iki şehir, iki akşam ritüeli

Kadıköy’ün tarihi meyhaneleri ile Selanik’in tavernaları, meyhane taverna kültürü denildiğinde akla gelen iki önemli durak. Her iki mekanda da akşam yemeği bir ritüel; masada meze tabağı, ortak sohbet ve canlı müzik bir arada. Her iki kültür de paylaşmayı ve yavaş yemeği öne çıkarıyor.

Selanik, Yunanistan’ın ikinci büyük kenti ve taverna kültürünün kalbi. Kadıköy ise İstanbul’un Anadolu yakasının meyhane kimliğini taşıyor. İki şehir de Doğu Akdeniz mutfak ve müzik mirasını farklı tonlarda yaşatıyor.

Rebetiko: Yunan blues’unun Selanik yolculuğu

Rebetiko müziği, Yunan kültüründe “Yunan blues’u” olarak biliniyor. Müzikologların çalışmasına göre rebetiko 19. yüzyıl sonu ile 1950’ler arasında şekillendi. Kent alt sınıflarının, göçmenlerin ve liman işçilerinin müziği olarak ortaya çıktı.

1923 nüfus mübadelesi, rebetikonun Selanik’e taşınmasında belirleyici oldu. Lozan Mübadelesi kapsamında yaklaşık 1,5 milyon Rum Anadolu’dan Yunanistan’a geldi. Bu göç, müzik mirazını da beraberinde taşıdı. Besteci Vassilis Tsitsanis, rebetikoyu Selanik’e kökleştiren en önemli isim. Tsitsanis’in 1943’te Selanik’te açtığı mekan, bu müziğin şehirdeki simgesi haline geldi.

Meze tabağı: ortak paylaşma geleneği

Meyhane taverna kültürünün temeli meze tabağında. Kelime kökeni olarak “meyhane” Farsça “mey” ve “hane” birleşiminden gelir; yani mey evi. Tavernalarda da aynı paylaşma mantığı geçerli; meze tabağı masanın ortasında dönüyor ve herkesin parmağı uzanıyor.

Selanik tavernalarında tarama, tzatziki, dolmadakia, kalamar ve fava gibi mezeler öne çıkıyor. Kadıköy meyhanelerinde ise midye dolma, arnavut ciğeri, atom, fava ve deniz ürünleri sık görülen seçimler. İki mutfak da zeytinyağı, otlar ve mevsim sebzeleri etrafında şekilleniyor. Mezenin amacı doyurmak değil, sohbeti ve tadı uzatmak.

Buzuki ve atmosfer

Selanik tavernalarında buzuki, rebetikonun baş enstrümanı olarak sahneyi taşıyor. Tellere vurulan pena ile çalınan bu Yunan sazı, taverna akşamının ritmini belirliyor. Müzisyenler masalar arasında dolaşıyor, bazen müşteri de katılıyor.

Kadıköy meyhanelerinde ise fasıl geleneği hakim. Ud, kanun, klarnet ve darbuka eşliğinde Türk sanat müziği repertuarı çalınıyor. Her iki mekanda da müzik yüksek sesli ama sohbet bunun üzerinde yükseliyor. Ortak olan nokta; müziğin, yemeğin ve paylaşmanın iç içe geçtiği bir akşam kültürü.

İki akşam kültürünün ortak kalbi

Kadıköy meyhanesi ile Selanik tavernaları, yüz yıl önceki mübadeleye rağmen birbirine çok yakın bir akşam estetiği koruyor. Her ikisi de tek kişilik tabak kültürüne karşı; her ikisi de acele etmeyi reddediyor. Masada saatlerce oturmak, masayı çoktan bitirmiş olsa bile, kuralın kendisi.

Meyhane taverna kültürü, iki şehrin de sadece yemek yenen değil, yaşanan mekânlarını üretiyor. Mübadele insanları ayırdı ama mutfak ve müzik mirası, masada tekrar bir araya geliyor.

Selanik yaşamı ve İstanbul karşılaştırmaları için Selanik yaşam maliyeti yazımıza bakabilirsiniz.

Kadıköy Postası GR

Kadıköy Postası'nın Yunanistan masası. İstanbul'dan bakınca Yunanistan: ulaşım, fiyatlar, hafta sonu rotaları ve komşu gündem.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu